Araçlarda Kilometre Düşürme Eyleminin Ceza Hukuku Boyutu
İkinci el araç piyasasında sıklıkla karşılaşılan en büyük mağduriyetlerden biri, araç gösterge paneli (odometre) ve araç beyni (ECU) üzerinde yapılan teknik müdahalelerle kilometrenin düşürülmesidir. Bu işlem alıcı nezdinde "araç daha az yıpranmış ve daha uzun ömürlü" algısı yaratarak, piyasa değerinin çok üzerinde haksız bir kazanç elde edilmesini amaçlamaktadır.
Hukukumuzda kilometre düşürme eylemi yalnızca Borçlar Hukuku kapsamındaki bir "gizli ayıp" veya ticari bir haksızlık değil; şartları oluştuğunda ağır yaptırımları olan bir ceza hukuku ihlalidir.
Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılıkları zaman zaman olayı Borçlar Hukuku'ndan kaynaklı bir "hukuki uyuşmazlık/ayıplı mal" olarak görüp Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verebilmektedir. Oysa
Yargıtay, eylemin basit bir araştırmayla anlaşılamayacak ve teknik bilirkişi incelemesi gerektirecek nitelikte olması durumunda dolandırıcılık suçunun oluşacağını kesin olarak kabul etmektedir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararlarında (Örneğin aşağıda yer verilen 2022/986 E.), alıcının TÜVTÜRK'e SMS atarak kilometreyi sorgulama zorunluluğunun bulunmadığını; satıcının doğru bilgi verme ve hileli müdahalede bulunmama yükümlülüğü olduğunu vurgulamıştır.
Bir soruşturmada kimin suçlu olduğunun tespiti için; aracın geçmiş tescil kayıtları, TÜVTÜRK muayene dökümleri, yetkili servis/tramer kayıtları celbedilmeli ve km düşürmenin hangi malik döneminde gerçekleştiği teknik bilirkişi raporu ile tespit edilmelidir.
I. KİLOMETRE DÜŞÜRME NEDİR VE NASIL YAPILIR?
Kilometre düşürme, bir aracın gösterge panelinde (odometre) kayıtlı olan toplam kat edilen mesafenin, çeşitli yöntemlerle gerçeğinden daha düşük gösterilmesidir. Bu işlem:
-Analog göstergelerde mekanik müdahaleyle,
-Dijital göstergelerde OBD (On-Board Diagnostics) portu üzerinden yazılımsal müdahaleyle,
-ECU (Motor Kontrol Ünitesi) verilerinin manipüle edilmesiyle,
-Araç beyninin (immobilizer/beyin) değiştirilmesiyle gerçekleştirilebilmektedir.
Eylemin amacı, aracı gerçek değerinin üzerinde bir bedelle satarak haksız kazanç elde etmektir. Kilometresi düşük gösterilen araç, alıcıya "daha az yıpranmış, daha uzun ömürlü" izlenimi vermekte ve piyasa değerinin çok üstünde fiyatlandırılmaktadır.
II. İHLAL EDİLEN NORM
Kilometre düşürme eylemi, somut olayın gerçekleşme şekline ve failin sıfatına göre Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) farklı suç tiplerii çerçevesinde değerlendirilmektedir
A. Dolandırıcılık Suçu (TCK m. 157)
"Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir."
Aracını satan şahsın (galerici veya tacir olmaksızın şahsi satımlarda), araç kilometresini düşürerek veya düşürüldüğünü bildiği halde gizleyerek alıcıya yüksek fiyattan satması halidir. Yargıtay yerleşik içtihatlarında; alıcının ilk bakışta ve basit bir kontrolle anlayamayacağı, ancak teknik bilirkişi/özel servis incelemesi ile ortaya çıkarılabilecek nitelikteki müdahaleleri aldatıcı hareket (hile) olarak kabul etmektedir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158)
Kilometre düşürme eylemi belirli koşullarda nitelikli dolandırıcılık kapsamında da değerlendirilebilir. Özellikle Araç km düşürme işlemi ise TCK 158’de yer alan nitelikli dolandırıcılığa girer. Çünkü dolandırıcılık suçu ,Tacir veya şirket yöneticisi yahut şirket adına hareket eden kişiler tarafından ticari faaliyetlerini gerçekleştirirken işlenirse, Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden ötürü kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenirse (galerici, oto alım-satım işi yapan kişi) nitelikli dolandırıcılık söz konusu olur ve cezası 3 ile 10 yıl arasında hapis ve buna ek olarak beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
İnternet ilan siteleri üzerinden kilometresi düşürülmüş aracın ilan edilerek alıcının temin edilmesi Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması (TCK m. 158/1-f) suçunu oluşturmaktadır. Ancak Yargıtay, satış için yüz yüze gelindiğinde bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı durumlarda eylemi TCK 157 (basit dolandırıcılık) olarak nitelendirmektedir.
III. YARGITAY KARARLARI
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/01/2026 tarihli ve 2025/4629 Esas, 2026/564 Kararı "Sanığın, kilometre sayacında oynama yaparak düşürüp hileli harekette bulunmak suretiyle aracı katılana sattığı hususu sübuta erdiği halde bölge adliye mahkemesi ceza dairesi tarafından hatalı değerlendirme yapılarak beraatine dair kararın yerinde olmadığı düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım." şeklindedir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında kilometre sayacında oynama yapılarak aracı satma iddiasına ilişkin olarak suçun işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle verilen beraat kararı, Yargıtay Dairesi tarafından oy çokluğuyla onanmıştır. Ancak karara muhalif kalan Yargıtay Üyesi, sanığın kilometre sayacında oynama yapıp hileli hareketle aracı sattığının dosyada sübuta erdiğini belirterek beraat kararının bozulması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 29/09/2025 tarihli ve 2025/1928 Esas, 2025/12292 Karar "...aracın kilometresinin düşürülüp düşürülmediğinin, düşürülmüş ise kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespit edilmesi, araçtaki kilometre düşürülmesinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınması... gerekirken 'ayıplı mal kurumunun konusunu oluşturan hukuki ihtilaf' şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür."
Müştekinin satın aldığı aracın göstergesinde 192.000 km görünmesine rağmen yetkili servis ve beyin sorgusunda gerçek kilometresinin 308.477 km olduğunu öğrenip şikayetçi olması üzerine Savcılıkça "olayın hukuk mahkemesinde çözülmesi gereken ayıplı mal ihtilafı olduğu" gerekçesiyle verilen takipsizlik kararı (KYOK), Yargıtay tarafından Kanun Yararına Bozulmuştur. Yargıtay; şüphelilerin ifadesi alınmadan, muayene/servis/tramer kayıtları TÜVTÜRK ve ilgili kurumlardan getirtilmeden ve kilometre düşürülmesinin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılamayacağına dair teknik bilirkişi raporu aldırılmadan verilen eksik soruşturmaya dayalı KYOK kararını hukuka aykırı bulmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24/09/2025 tarihli ve 2025/1565 Esas, 2025/12079 Kararı "...sanığa ait kullanıcı bilgisi, ilan numarası ve e-mail adresi tespit edilerek sahibinden.com isimli internet sitesinden aracın satışına ilişkin ilana ait bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenmesi... araçtaki kilometre değişikliğinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınması... gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindedir. İlk derece mahkemesinin dolandırıcılık mahkumiyetini, Bölge Adliye Mahkemesi'nin duruşma açmaksızın evrak üzerinden beraat kararı vermesini usule aykırı bulan Yargıtay kararı bozmuştur. Ayrıca işin esasına ilişkin olarak; sahibinden.com ilan bilgileri, trafik tescil dökümleri, tramer ve servis kayıtlarının celbedilmesi ve araçtaki kilometre değişikliğinin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılmayacağı konusunda teknik bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 29/09/2025 tarihli ve 2025/762 Esas, 2025/12295 Kararı "...Somut olayda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin ifadesinin alınması, aracın alım satımına ilişkin kayıtlar ve muayenesine ilişkin belgelerin Tüvtürk Genel Müdürlüğünden getirtilerek aracın kimin mülkiyetinde iken kilometresinin ne kadar olduğu ve kaç kilometre düşürüldüğünün tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindedir.
Kilometresi düşürülmüş araç satışı sebebiyle yürütülen dolandırıcılık soruşturmasında verilen KYOK kararına yapılan itirazın reddi üzerine kanun yararına bozma talebi Yargıtay'a gelmiştir. Yargıtay, emsal kararlara atıfta bulunarak TÜVTÜRK kayıtları ve muayene belgeleri getirtilip kilometre düşürülmesinin kimin mülkiyetinde gerçekleştiği tespit edilmeden eksik soruşturmayla dosyanın kapatılamayacağını vurgulamış, ancak dosyadaki tebligat mazbatası eksiklikleri nedeniyle dosyanın tevdiine karar vermiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/09/2023 tarihli ve 2021/13060 Esas, 2023/6182 Kararı"...sanığın aracı aldığını söylediği kişi ile şayet farklı kişilerse katılandan önceki tescil maliki ve kullanıcısının belirlenerek beyanlarının alınması, söz konusu aracın galerici olan sanığa ne şekilde teslim edildiği, buna dair düzenlenen belge bulunup bulunmadığı araştırılarak, gerektiğinde hilenin başka kişiler tarafından da yapıldığının tespit edilmesi halinde, ilgili kişiler hakkında suç soruşturması yapılıp açılması halinde kamu davasının birleştirilmesi... gerekir." şeklindedir.
Şirket yetkilisi olan sanığın aracı metresini düşük göstererek pahalıya sattığı iddiasıyla açılan davada verilen beraat kararı bozulmuştur. Sanığın aracı İnegöl'de bir müşteriden alıp hemen sattığı yönündeki savunması karşısında Yargıtay; önceki tescil maliklerinin dinlenmesi, galericiye teslim belgelerinin araştırılması ve hilenin başkası tarafından yapılıp yapılmadığının tespiti ile fenni muayene ve hukuk mahkemesi dosyalarının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03/04/2024 tarihli ve 2021/31828 Esas, 2024/4827 Kararı "...galerici olduğu belirtilen sanığın bu görevinin serbest meslek olarak nitelendirilemeyeceği, ancak bu galerinin bir şirkete bağlı olup olmadığı... tespiti ile sanığın eyleminin TCK'nın 158/1-h maddesinde düzenlenen 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık' suçunu oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile suç vasfının hatalı tayini hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindedir
Oto galericilik yapan sanığın kilometresinin düşürüldüğünü bildiği aracı alıcıya bu durumu söylemeden satması eyleminde mahkemece "Serbest Meslek Sahibinin Dolandırıcılığı" (TCK m. 158/1-i) uyarınca mahkumiyet kurulmuştur. Yargıtay, galericiliğin serbest meslek sayılamayacağını; ancak galerinin bir şirkete bağlı olup olmadığı tespit edilerek eylemin TCK m. 158/1-h (Tacir veya Şirket Yöneticilerinin Ticari Faaliyet Sırasındaki Dolandırıcılığı) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek suç vasfındaki hata nedeniyle kararı bozmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21/10/2025 tarihli ve 2021/26489 Esas, 2025/13363 Kararı "...sanık ile katılanın yüz yüze geldikleri ve menfaat temininin bu yüz yüze görüşmeler sonrasında gerçekleşmesi sebebi ile bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı anlaşılmakla... TCK'nın 66/1-e. maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla... kamu davasının DÜŞMESİNE..."
Sanığın internete verdiği araç ilanında kilometreyi 120.000 olarak gösterdiği, satış anında teslim edilen TÜVTÜRK raporında ise bir önceki muayeneye göre kilometresinin düşürüldüğü tespit edildiği olayda Yargıtay; tarafların yüz yüze gelerek satışı gerçekleştirmeleri nedeniyle bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığını, eylemin TCK m. 157/1 kapsamında basit dolandırıcılık oluşturduğunu belirtmiş; ancak 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresi dolduğundan davanın düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/09/2025 tarihli ve 2022/986 Esas, 2025/11834 Kararı "...sanığın ilk savunmasında aracın dijital göstergesinin değiştirildiğini, mahkemedeki sorgusunda ise göstergenin tamir edildiğini bu sırada kilometrede değişiklik olduğunu beyan ederek ifadelerinde çelişkiye düşmesi ve ayrıca aracın orijinal kilometresinde değişiklik olduğunu sattığı kişiyi bilgilendirmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın mahkumiyeti yerine duruşma açmaksızın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur."
Satın aldığı aracın göstergesinin değiştiğini/tamir edildiğini ve kilometre değişikliği olduğunu savunmalarında çelişkili şekilde belirten ve alıcıya bu konuda bilgi vermediği anlaşılan sanık hakkında verilen beraat kararı bozulmuştur. Yargıtay, alıcının TÜVTÜRK'e SMS atarak kilometre bilgisini kontrol etme zorunluluğunun bulunmadığını ve sanığın çelişkili beyanları karşısında mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 29/05/2025 tarihli ve 2021/40591 Esas, 2025/6816 Kararı "... Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2018 tarihli ve 2018/311 Esas, 2018/391 Karar sayılı kararlarının istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, duruşma açmak sureti ile 18.12.2019 tarihli ve 2019/542 Esas, 2019/2665 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanık hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir..." şeklindeki sanığın, ticari faaliyeti sırasında dolandırıcılık suçunu işlediği sabitleşerek verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası Yargıtay tarafından esastan onanmıştır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23/01/2024 tarihli ve 2021/38437 Esas, 2024/813 Kararı "...aracın kilometresinin düşürülmüş olduğundan bahisle katılanın aracı iade ettiği, sanığın aracı aldığı ancak nakit para yerine çek verdiği, ödemekten kaçınmak amacıyla çekin çalındığını bahane ederek çek iptal davası açtığı... sübut bulan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA..." şeklinde olup kilometresi düşürülmüş aracı satan sanığın, durum fark edilip araç iade alınırken nakit yerine verdiği çeke 'çalındı' bahanesiyle ödeme yasağı koydurması üzerine dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 29/04/2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/1029 Kararı "...sanığın basit bir incelemeyle anlaşılamayacak ve ancak teknik inceleme sonucu tespiti mümkün olacak şekilde yüksek olan kilometre göstergesini teknik müdahale ile düşürterek aracını gerçek değerinin üzerinde satmış olması ve D.. Plaza satış elemanı olan tanık R.. B..'ın aracın takas olarak alındığı sırada kilometresinin 125.000 olduğunu beyan etmesi ve buna ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunu ibraz etmiş olması karşısında... eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir." şeklindedir.
Kararda sanığın kendisine ait yaklaşık 125.000 km'deki aracın göstergesinde oynama yaparak kilometreyi 100.000 km'nin altına indirdikten sonra değerinin üzerinde tanığa sattığı, tanığın da aracı şikayetçiye devrettiği, şikayetçinin yüzeysel oto tamircisi kontrolü sonrasında arızalanan aracı özel servise götürmesiyle gerçek kilometrenin 130.000 civarında olduğunu öğrendiği olayda Yargıtay; araç kilometresini teknik müdahale ile düşürerek satma eyleminin, basit incelemeyle anlaşılamayacak nitelikte olması nedeniyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir.