"Gizli Ayıp" ve Satıcının Sorumluluğu
İkinci el bir araç satın alırken en büyük korkulardan biri, aracın ilerleyen zamanlarda ortaya çıkacak gizli bir kusuru olduğunun anlaşılmasıdır. Peki, satıcı aracın gizli ayıplarından sorumlu mudur? Alıcı hangi haklara sahiptir? İşte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde satıcının gizli ayıptan sorumluluğuna ilişkin bilmeniz gerekenler.
Ayıp; bir malda sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların yer almasıdır. Bu çerçevede ayıp kavramının içeriği belirlenirken öncelikle; sözleşme hükümlerine bakılmalıdır. Sözleşme ele alınırken bakılacak ilk husus, taraflar arasında satılan malın hangi özellikleri içermesi konusunda açık bir anlaşmanın olup olmadığıdır. Üzerinde anlaşma olmayan durumda ise, sözleşmenin yorumundan hareketle tarafların zımnen bu konuda bir anlaşma yapıp yapmadıklarına bakılacaktır. Zımnî anlaşmanın dahi olmadığı durumlarda, sözleşmenin tümü dikkate alınacak ve dürüstlük kuralına göre malın taşıması gereken vasıflar belirlenecektir. Bu anlamda ayıp, malın sözleşmeye göre taşıması gereken nitelikleri taşımaması hâli veya bu hususta özel bir hüküm olmasa da, sözleşmenin niteliği ve içeriği dikkate alındığında, malda mevcut olması gereken vasıfların eksikliği şeklinde ortaya çıkacaktır.
Satılan maldaki ayıp, açık veya gizli ayıp şeklinde olabilir. Açık ayıplar, ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/20032 E. ve 2019/10129 K. Sayılı kararı “Alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal (uygun süre içinde) ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi gerekmektedir. 818 sayılı TBK.’nun 198. maddesinde (6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 223. maddesi) öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.” şeklindedir
Buna karşılık gizli ayıplar, ilk bakışta fark edilemeyen, sonradan yapılacak detaylı bir muayene ile anlaşılan ayıplardır. Bu tür ayıplar genelde malın yapısıyla ilgili olan ve kullanılmasıyla anlaşılan ayıplardır.
Durumun gerekli kıldığı muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcının gizli ayıpları araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak gizli ayıp ortaya çıkar çıkmaz bu durumu satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Alıcının ayıpları bildiğini veya bilmesi gerektiği konusunda ispat yükü satıcıya aittir. Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 2016/4472 E. ve 2018/6303 K. sayılı kararında, “ Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” şeklinde ifade edilmiştir.
İkinci el araç satışlarında en sık karşılaşılan gizli ayıp örnekleri arasında ağır hasar kaydı, şase numarasında oynama, motor veya şanzımanda gizli arızalar, kilometre düşürme gibi durumlar yer alır.
“Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." şeklinde düzenlemelerin yer aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu aracın kilometre sayacında oynama olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Satışa konu araç gizli ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur ve davalının süresinde kendisine ayıp ihbarında bulunulmadığı şeklinde beyanı da yoktur.” (Yargıtay 3. HD E.2022/6482, K.2022/8092. T.24.10.2022) (Yargıtay 13. HD E.2018/2513, K.2020/3180, T.11.03.2020)
“Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu aracın kilometre sayacında oynama olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur…” (Yargıtay 13. HD., E. 2018/2513 K. 2020/3180 T. 11.3.2020)
SATICININ GİZLİ AYIPTAN SORUMLULUĞUNUN YASAL DAYANAĞI
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) Türk Borçlar Kanunu’nun 219. maddesi;
“Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” şeklinde düzenlenmiştir.
ALICININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ: BİLDİRİM ZORUNLULUĞU
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Gözden geçirme ve satıcıya bildirme” başlıklı 223. maddesi;
“Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” hükmünü haizdir.
SATICININ AĞIR KUSURU HALİNDE ÖZEL DURUM
Türk Borçlar Kanunu’nun “Satıcının ağır kusurları” başlıklı 225. maddesi ise; "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.
Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." şeklinde düzenlenmiştir. TBK’nın 225. maddesine göre, ağır kusurlu olan satıcı, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu’nun 221. maddesinde de, satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olması hâlinde, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşmanın kesin olarak hükümsüz olduğu belirtilmiştir.
“GÖRÜP BEĞENEREK ALDI” İBARESİ SATICIYI KURTARIR MI?
Noter satış sözleşmelerinde sıkça rastlanan “alıcı bu aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek teslim aldı” şeklindeki ifadeler, satıcıyı gizli ayıplardan doğan sorumluluktan kurtarmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/436 E. , 2021/1717 K. sayılı ilamında “davacının satın aldığı araçla ilgili olarak trafik şube müdürlüğünce tutulan kayıtları, aracın sigorta bilgilerini inceleme yükümlülüğü bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen Noter satış sözleşmesinde "...alıcının bu aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek teslim aldığı..." şeklinde beyana yer verilmiş ise de, alıcının bu beyanı açık ayıplar yönünden satıcının sorumluluğunu kaldırır ise de, satıcının gizli ayıplar nedeniyle sorumluluğu devam ettiği” açıkça belirtilmiştir..
Bu tür beyanlar yalnızca açık ayıplar yönünden satıcının sorumluluğunu kaldırır. Gizli ayıplar söz konusu olduğunda satıcının sorumluluğu devam eder.
ZAMANAŞIMI SÜRESİ
TBK’nın 231. maddesine göre, satıcının ayıptan doğan sorumluluğuna ilişkin davalar, aracın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Ancak satıcı, aracı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/563 E. , 2019/605 K. sayılı ilamı “Davacı davalı firmadan satın aldığı buzdolabının soğutma işlevini yerine getirememesi nedeniyle 2009 yılında bir, 2010 yılında bir, 2011 yılında ise iki kez yetkili servislere başvurmuş, en son 2012 yılında yine aynı sorunun giderilememesi üzerine malı teslim almak istemeyerek davalıya gönderdiği ihtarname ile zararının giderilmesini talep etmiştir. Davalı satıcı sattığı ürünün onarımını yetkili servisler eliyle yürütmekte olup davacının tüm başvurularına rağmen arızanın giderilemediği dosya kapsamı ile sabit olduğundan somut olayda üretimden kaynaklı gizli ayıp mahiyetindeki arıza yönünden davalı satıcının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hâl böyle olunca yerel mahkemece davalının 4077 sayılı TKHK’nın 4/4. maddesinin son cümlesi hükmü gereğince davalının zamanaşımı def’ini yerinde görmeyerek verdiği direnme kararı usul ve yasaya uygun olup yerindedir.” şeklindeki hükümde gizli ayıp halinde zamanaşımı hükümleri uygulanmayacağına değinilmiştir.
# ağır hasar kaydı, #şase numarasında oynama, #motor veya şanzımanda gizli arızalar #kilometre düşürme