01 Blog
09-07-26
İnternet (Sosyal Medya) Suçlarında Fail Tespiti Nasıl Yapılır?

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte internet ve sosyal medya kullanımındaki artış, beraberinde bu platformlar üzerinden işlenen suçları da getirmiştir. İnternet ortamında işlenen suçlarda failin tespiti, geleneksel suçlara göre çok daha karmaşık ve teknik bilgi gerektiren bir süreçtir. Bu yazımızda, sosyal medya suçlarında fail tespitinin nasıl yapıldığını, kullanılan yöntemleri ve Yargıtay'ın konuya ilişkin yaklaşımlarını detaylıca inceleyeceğiz.

Fail Tespitinde Temel Yöntemler
1. Açık Kaynak Araştırması

İnternet (sosyal medya) vasıtasıyla işlenen suçların faillerini bulmak için kolluk vasıtasıyla açık kaynak araştırması yapmak, tali/ek yoldur. Açık kaynak araştırması, suçun işlendiği platformda yapılan paylaşımların, profil bilgilerinin ve diğer açık verilerin incelenmesini kapsar. Ancak bu yöntem, tek başına failin kesin olarak tespiti için yeterli değildir.

2. IP Adresi ve Log Kayıtlarının Tespiti
Teknik ve hukuki açıdan failin tespiti ve eylemin teyidi için öncelikle yer (sosyal ağ) sağlayıcıdan ilgili yayına özgü IP/Port ve bağlantı zaman aralığı verilerinin temini, akabinde bu verilerin gönderileceği erişim sağlayıcıdan ilgili yayın için faydalanılan internet hattı bilgilerinin temini gerekir.
IP adresi, siber suçlarda şüphelinin tespitinde en yaygın olarak kullanılan yöntemdir. Ancak IP adresi tek başına suçlunun tespiti için yeterli görülmemektedir; başkaca delillerle desteklenmesi gerekmektedir. Çünkü çoğu internet servis sağlayıcısı (ISP), kullanıcılara dinamik IP adresleri atar ve bu adresler sürekli değişebilir.

3. Dijital Delillerin Toplanması (CMK 134)
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi, dijital delillerin toplanması, bilgisayar ve benzeri cihazlarda arama yapılması, kopyalama ve el koyma işlemlerini düzenlemektedir. CMK 134 kapsamında,
-Bilgisayar, tablet, akıllı telefon gibi cihazlarda arama yapılabilir
-Dijital verilerin kopyası alınabilir (imaj alma)
-Hash değeri alınarak verilerin bütünlüğü sağlanır
-Şifreli verilere erişim için gerekli tedbirler alınabilir

Uluslararası Boyut ve Veri Temini
Yer (sosyal ağ) ve/veya erişim sağlayıcının yurt dışında bulunması, her şartta bu kurumlardan veri temin etme olanağını ortadan kaldırmamaktadır. Dolayısıyla şartların varlığı ve zaruret halinde, bu sürelerin Türkiye'deki temsilcilikleri vasıtasıyla temin edilemeyen verilerin uluslararası istinabe yoluna başvurularak temini de gerekebilecektir.
İnternet ortamında işlenen suçlarda IP adresinin tespiti için savcılık tarafından yapılan başvurulara çok ivedi şekilde cevap verilmektedir. Ancak yurt dışı kaynaklı verilerde uluslararası ceza istinabe prosedürleri devreye girmektedir.

Fail Tespitinde Karşılaşılan Zorluklar
Ancak bu tespitler her şartta doğrudan failin kimliğine işaret etmeyeceğinden, failin kimliğini somutlaştırmak için -yasal şartlara göre- açık kaynak araştırma raporu temini, cihaz incelemesi, bilirkişi raporu alınması, tanık beyanı alınması vb. yöntemlere müracaat edilerek tespit çalışmalarına devam edilmesi gerekir.
Özellikle IP adresini kullanan abonenin adresi internet kafe, otel veya alışveriş merkezi gibi yerler çıktığında failin tespiti zorluk arz etmektedir. Bu nedenle, IP adresi bir suç soruşturmasında yalnızca bir başlangıç noktası olabilir.

YARGITAY KARARLARI
Yargıtay, internet ve sosyal medya suçlarında fail tespiti konusunda önemli içtihatlar oluşturmuştur. İşte konuyla ilgili güncel Yargıtay kararları

1. Yargıtay 4. Ceza Dairesi - E: 2020/24773 K: 2022/21948 T: 07.11.2022
“Bilirkişi raporunda "yapılan yazışmaların hangi kullanıcı tarafından yapıldığının tespitinin ancak IP ve Log kayıtlarının temin edilmesi ile mümkün olabileceği" belirtildiğinden, sanığın hangi IP numarası ile işlem yaptığı ve hangi LOG kayıtlarını kullandığı incelenerek, mail adresi ile buna bağlı Facebook hesabı ilgili yer sağlayıcıdan sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayanarak hüküm kurulması kanuna aykırıdır.” şeklindeki kararda Yargıtay, sadece ekran görüntüleri veya yüzeysel delillerle yetinilmemesi gerektiğini, IP ve log kayıtlarının mutlaka incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

2. Yargıtay 2. Ceza Dairesi - E: 2020/18709 K: 2021/12418 T: 16.06.2021
“Sadece IP numarası esas alınarak o kişi hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceğinden, bu gibi hallerde adreste arama yapılması, bilgisayar veya bilgisayar özelliğini taşıyan tablet, akıllı telefon gibi cihazlar tespit edilip CMK'nın 134. maddesi gereğince bu cihazların içerik araması yapılması gerektiğine dikkat çekilmiştir.” şeklindeki karar, IP adresinin tek başına yeterli olmadığını, mutlaka CMK 134 kapsamında cihaz incelemesi yapılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

3. Yargıtay 12. Ceza Dairesi - E: 2022/5072 K: 2022/6245 T: 05.10.2022
“Söz konusu paylaşımların yapıldığı esnada sanığın internete bağlanmış olmasının katılan ...'e ait Facebook hesabının şifresini kırıp hesabın ismini değiştirmenin mutlak ve sadece sanık olduğu sonucunu doğurmayacağı, sanıkla katılanın eşinin halasının oğlu arasında geçen ve çözümü yapılan telefon görüşmelerinde iddiayı doğrulayan kuşkudan arınmış bir konuşmanın bulunmadığı, sanığın gittiği internet kafedeki bilgisayarda ise soruşturma konusu ile alakalı olabilecek herhangi bir dosya, belge ve LOG kaydına rastlanılmadığının tespit edildiği hususları dosyada mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-e. maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken...” şeklindeki kararda, internet bağlantısının varlığının tek başına suçun işlendiğini kanıtlamayacağı, somut delillerin (log kayıtları, dosya, belge) bulunması gerektiği vurgulanmıştır.

4. Yargıtay 4. Ceza Dairesi - E: 2018/819 K: 2018/4172 T: 01.03.2018
“Şüphelinin Facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki profil bilgilerinin ve diğer hususların araştırılarak şüphelinin kimlik bilgilerinin tespit edilmeye çalışılması, ABD adli makamlarıyla istinabe yapılması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken...” şeklindeki karar, yurt dışı merkezli sosyal medya platformlarından veri temini için uluslararası istinabe yollarının kullanılması gerektiğine işaret etmektedir.

5. Yargıtay 4. Ceza Dairesi - E: 2021/1361 K: 2021/9218 T: 15.03.2021
“Söz konusu sosyal medya hesabı ile ilgili açık kaynak araştırması yaptırılması, şüphelilerin kimlik bilgilerinin kolluk marifetiyle tespitinin sağlanması, tespiti durumunda savunmalarının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, etkin soruşturma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi hukuka aykırı...” şeklindeki kararında, etkin soruşturma yükümlülüğünün altını çizmiş, yüzeysel araştırmalarla yetinilmemesi gerektiğini belirtmiştir.

6. Yargıtay 3. Ceza Dairesi - E: 2021/7939 K: 2021/9746 T: 25.10.2021
“ Tanzim edilen raporlar kapsamında hesabın künye ve herkese açık bilgilerinin POLNET kayıtları ile örtüşmesine ve içeriklerinde yer alan resmine istinaden atılı suçu işlediğine yönelik yeterli şüphe oluştuğuna dair Cumhuriyet savcısına yapılan değerlendirmede hukuka aykırılık görülmediğinden...” şeklindeki kararında,  POLNET kayıtları ile sosyal medya profil bilgilerinin örtüşmesinin yeterli delil oluşturabileceği kabul edilmiştir.

7. Yargıtay 18. Ceza Dairesi - E: 2018/1850 K: 2018/7279 T: 14.05.2018
“ Sanığın tüm aşamalarda değişmeyen savunmalarında Twitter adresinin kendisine ait olmadığını ifade etmesi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından benzer konular nedeniyle hakkında soruşturma yapıldığı ve sonrasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği şeklindeki beyanı karşısında, savunmaya konu soruşturma dosyasının akıbeti araştırılmadan, ayrıca suça konu paylaşımın yapıldığı Twitter hesabına ilişkin IP adresleri tespit edilememesine karşın, sanık savunmasının aksini kanıtlar nitelikte cezalandırılmasına yeter derecede delil bulunmadığı gözetilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı...” şeklindeki kararında, sanık savunmalarının dikkate alınması, önceki soruşturmaların araştırılması ve IP adresi tespit edilemediğinde beraat kararı verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

8. Yargıtay 18. Ceza Dairesi - E: 2016/5144 K: 2018/3519 T: 13.03.2018
“Sanığın internete giriş yaptığı bilgisayar ve cep telefonunda bilirkişi tarafından inceleme yapılarak Facebook adresine suç tarihlerinde girip girmediği ve iddianameye konu olanlar dışında paylaşım yapıp yapmadığı tespit edilip sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması kanuna aykırı...” şeklindeki kararında, bilirkişi incelemesinin önemi vurgulanmış, sanığın cihazlarında detaylı inceleme yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilmiştir.
 

WhatsApp Icon