01 Blog
31-07-26
Multimodal Taşımada Cmr Uygulama Şartları

Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) ile Bu Sözleşmeye Ek Protokola Katılınmasının Uygun Bulunduğuna Dair 3939 sayılı Kanun 14.12.1993 tarihli ve 21788 sayılı Resmî Gazete ile yayımlanmıştır; Sözleşme 31.10.1995 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Uluslararası eşya taşımada gün geçtikçe yaygınlaşan "multimodal" (çoklu/karma) taşıma, tek bir taşıyıcının farklı taşıma araçlarıyla (karayolu, denizyolu, demiryolu, havayolu) gerçekleştirdiği taşıma modelidir. Ancak bu tür taşımalarda hasar meydana geldiğinde en kritik soru şudur: Hangi hukuk kuralları uygulanacaktır? CMR mi, TTK mı, yoksa başka bir uluslararası sözleşme mi?
Bu yazıda, CMR Sözleşmesi'nin 2. maddesi ile TTK'nın 902 ve 903. maddeleri çerçevesinde multimodal taşımada uygulanacak hukukun nasıl belirlendiğini ve Yargıtay'ın güncel kararlarıyla nasıl yorumlandığını inceleyeceğiz. 
Karışıklığı neden olunmaması bakımından İntermodal ve multimodal taşımacılık arasındaki temel farklar sorumluluk, sözleşme sayısı ve muhatap sayısına dayanır; multimodal taşımacılıkta tek bir sözleşme ve tek bir sorumlu varken, intermodal taşımacılıkta birden fazla sözleşme ve farklı muhataplar bulunabilir.

1. MULTİMODAL TAŞIMA
Multimodal taşıma, bir eşyanın tek bir sözleşme kapsamında, tek bir taşıyıcı tarafından birden fazla farklı taşıma ortamında (örneğin önce deniz yolu, sonra karayolu) taşınmasıdır. Taşıyıcı, gönderene karşı taşımanın tüm aşamalarından sorumludur. Ancak sorumluluk rejimi — yani hangi hükümlerin uygulanacağı — her zaman net değildir.
Multimodal (karma) taşımada CMR Konvansiyonu (Madde 2) şartlarının uygulanabilmesi temel olarak; eşyayı taşıyan aracın karayolu kısmından sonra araçtan boşaltılmadan denizyolu, demiryolu veya iç su yoluyla taşınması, ana sözleşmenin uluslararası olması ve hasarın diğer taşıma modundan değil karayolu/araç kaynaklı veya ispat edilemeyen bir aşamada doğmasına bağlıdır.
Türk hukukunda multimodal taşımaya ilişkin temel düzenleme, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 902. maddesinde 
“(1) Bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümleri, aşağıdaki şartların tamamının bir arada varlığı hâlinde, değişik tür araçlar ile taşıma sözleşmelerine de uygulanır:
a) Eşyanın taşınması bütünlük gösteren bir taşıma sözleşmesine dayanıyorsa.
b) Bu sözleşme bağlamında taşıma değişik türde araçlarla yapılacaksa.
c) Taraflar, her bir türdeki araç için ayrı sözleşme yapmış olsalardı, söz konusu sözleşmelerin en az ikisi farklı hükümlere bağlı tutulacak idiyse.
d) Aşağıdaki hükümlerle, uygulanması gerekli milletlerarası sözleşmelerde aksi yolda bir düzenleme yoksa.” yer alır.


2. DEĞİŞİK TÜR ARAÇLARLA TAŞIMA (TTK MADDE 902)
TTK'nın 902. maddesi, kanunun taşıma hukukuna ilişkin hükümlerinin multimodal taşımaya uygulanabilmesi için şu şartların kümülatif olarak gerçekleşmesini arar:
a) Eşyanın taşınması bütünlük gösteren tek bir taşıma sözleşmesine dayanmalı
b) Taşıma değişik türde araçlarla yapılmalı
c) Taraflar her bir tür araç için ayrı sözleşme yapsalardı, bu sözleşmelerin en az ikisi farklı hükümlere tabi olmalı
d) Uygulanması gerekli uluslararası sözleşmelerde aksi yönde bir düzenleme bulunmamalıdır.
Bu maddenin (d) bendi, multimodal taşımada uygulanacak hukukun belirlenmesinde kilit önem taşır. Eğer Türkiye'nin taraf olduğu bir uluslararası sözleşmede aksi yönde bir hüküm varsa, TTK hükümleri değil, o uluslararası sözleşmenin hükümleri uygulanır.
İşte tam bu noktada devreye CMR Sözleşmesi girmektedir.

3. "YÜK BOŞALTILMADAN" TAŞIMA ŞARTI (CMR Madde 2)
CMR Sözleşmesi'nin 2. maddesi, multimodal taşımada CMR'nin ne zaman uygulanacağını düzenlemektedir. Eşyanın yüklü olduğu karayolu taşıtı (tır, kamyon veya konteyner taşıyan araç), güzergahın deniz veya tren kısmında araçtan boşaltılmamış olmalıdır. Araç, gemiye veya vagona doğrudan yüklenmelidir.
"Mal yüklü taşıt, 14'üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde de bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır."
Bu hükme göre CMR'nin multimodal taşımaya uygulanabilmesi için temel şartı, Yük, karayolu taşıtından boşaltılmadan başka bir taşıt (gemi, tren vb.) üzerinde taşınmalıdır. Başka bir deyişle, mal yüklü araç (TIR, dorse vb.) diğer taşıma aracına yüklenir ve yük araçtan indirilmeden taşıma gerçekleşirse, CMR tüm taşıma için uygulanır. 

SORUMLULUĞUN BELİRLENMESİ (CMR Madde 2'nin İkinci Paragrafı)
CMR'nin 2. maddesinin devamında, 
“…Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu anlaşmaya göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir sözleşme yapılmış sayılır ve o sözleşmeye konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir. Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu anlaşmaya göre tayin edilir. 
2. Eğer, karayolu taşımacısı diğer taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise, sorumluluğu bu maddenin 1 inci paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür.” şeklinde diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin sorumluluğunun nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Eğer kayıp/hasar, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden değil de, yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında oluştuğu kanıtlanırsa, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu, o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında yapılmış sayılan sözleşmenin hükümlerine göre belirlenir.
Eğer böyle bir sözleşme yoksa, sorumluluk yine CMR'ye göre belirlenir.
Karayolu taşımacısı aynı zamanda diğer taşıtlarla da taşıma yapıyorsa, iki ayrı kişi gibi işlem görür.

4. HASARIN YERİ BELLİ İSE
TTK'nın 903. maddesi, hasarın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğinin belli olduğu durumlarda uygulanacak hukuku belirler. 
Madde metni "Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, taşıyıcının sorumluluğu, taşımanın bu kısmı için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış olsaydı o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir."
Bu hüküm, "network liability" (ağ sorumluluğu) ilkesi olarak da bilinir. Hasarın denizyolu kısmında mı yoksa karayolu kısmında mı gerçekleştiğinin tespiti, uygulanacak hukuku doğrudan etkiler. Zarar, denizyolu veya demiryolu gibi diğer taşıma aracının kendi özel şartlarından (örneğin geminin batması veya trenin raydan çıkması gibi sadece o moda özgü bir olaydan) kaynaklandığı kanıtlanırsa CMR değil, ilgili diğer taşıma kanunları/konvansiyonları uygulanır. Ancak zarar bu şekilde ayrı olarak ispat edilemezse veya karayolu taşıtı genelinde gerçekleşirse taşıyıcı CMR hükümlerine göre sorumlu olur.

5. YARGITAY KARARLARIYLA ŞARTLARIN UYGULANMASI 
Yargıtay 11. HD, 08.10.2025 Esas No: 2025/1129, Karar No: 2025/6019

Bu davada, emtia Almanya'dan İtalya'ya TIR/dorse ile taşınmış, ardından dorse araçtan indirilmeden Ro-Ro gemisine yüklenerek Türkiye'ye getirilmiştir. Hasar, deniz taşıması sırasında oluşmuştur. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, uyuşmazlığa TTK'nın deniz taşımasına ilişkin hükümlerini uygulamıştır. Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu yaklaşımı hatalı bulmuştur.
Yargıtay'ın gerekçesi şöyledir:
-Taşıma değişik tür araçlarla (karayolu + denizyolu) gerçekleştirilmiştir.
-TTK'nın 902/1-(d) bendi gereğince, uygulanması gerekli uluslararası sözleşmelerde aksi yönde düzenleme olmaması şartı aranır.
-CMR'nin 2. maddesinde aksi yönde hüküm mevcuttur: Yük, araçtan indirilmeden gemiye bindirilmiştir. Sonuç olarak, CMR hükümleri taşımanın tamamına uygulanacağı, TTK hükümlerinin uygulanması hatalı olduğu sonucuna varmıştır. Bu karar, Ro-Ro taşımalarında yükün TIR ile birlikte gemiye yüklenmesi halinde CMR'nin tüm taşıma için uygulanacağı kuralını netleştirmektedir.

Yargıtay HGK, 14.05.2025 Esas No: 2023/502, Karar No: 2025/320
Bu davada, gaz türbini emtiası Macaristan'dan Türkmenistan'a çok aşamalı bir şekilde taşınmıştır. Kanal gemisi, ardından deniz gemisi ve son olarak Türkmenbashi Limanı'nda konteyner içinde karayolu taşıtına (TIR) yüklenerek taşınmıştır. Hasar, karayolu aşamasında TIR'ın devrilmesi sonucu oluşmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, hasarın karayolu aşamasında gerçekleştiğini ve CMR'nin 2. maddesi gereğince uygulanması gerektiğini kabul etmiştir. Kararın gerekçeleri:
-Uluslararası sözleşme önceliği: Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda öncelikle Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşme hükümleri doğrudan uygulanır.
-CMR Madde 2 uygulanabilirliği: Multimodal taşımada CMR'nin uygulanabilmesi için, taşıma süresince yükün karayolu taşıtından boşaltılmadan diğer taşıtlarda taşınması gerekir.
-Sorumluluğu ağırlaştıran sözleşme hükümleri: Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesi ("zararlar Nakliyeci tarafından tam olarak tazmin edilecektir"), taşıyıcının sorumluluğunu CMR'nin sınırlı sorumluluk rejimine aykırı şekilde ağırlaştırmaktadır. CMR'nin 41. maddesi gereğince bu hüküm geçersizdir.
-Sınırlı sorumluluğun kaldırılması: Sınırlı sorumluluğun kaldırılması için CMR Madde 23/5 ile işaret edilen 24 ve 26. maddeleri kapsamında ek ücret kararlaştırılması gerekir. Somut olayda böyle bir durum yoktur.

6. CMR'NİN MULTİMODAL TAŞIMADA UYGULANMA ŞARTLARI
Taşımanın kombine (multimodal) taşıma olarak kabul edilebilmesi ve bu kapsamda CMR ile TTK hükümlerine tabi olabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
-Uluslararası nitelik: Taşımanın yükleme veya teslim yerlerinden en az biri, CMR Sözleşmesi’ne taraf bir ülkede olmak kaydıyla, iki farklı ülkede bulunmalıdır. (CMR Madde 1)
-Tek bir sözleşme: Taşıma, bütünlük arz eden ve tek bir taşıma sözleşmesine dayanmalıdır; parçalara bölünmüş ayrı sözleşmeler bu kapsamda değerlendirilmez. (TTK Madde 902/1-(a))
-En az iki farklı taşıma aracı: Taşıma işi, kara, deniz, hava veya demiryolu gibi en az iki farklı türdeki taşıma aracıyla gerçekleştirilmelidir. (TTK Madde 902/1-(b))
-Yükün boşaltılmadan aktarılması: Mallar, araçtan indirilmeksizin, yüklü vaziyetteki taşıtın başka bir taşıta yüklenmesi suretiyle taşınmalıdır (yük aktarımı sırasında araçtan boşaltma yapılmamalıdır). (CMR Madde 2/1)
-Uluslararası sözleşmede engel olmaması: Uyuşmazlığa uygulanması gereken uluslararası sözleşmede, bu tür bir kombine taşımayı yasaklayan veya farklı düzenleme getiren bir hüküm bulunmamalıdır. (TTK Madde 902/1-(d))
Bu beş şartın herhangi birinin eksik olması halinde, taşıma CMR Madde 2 ve TTK Madde 902 kapsamındaki kombine taşıma hükümlerine tabi tutulmayacaktır.
Eğer yük her aşamada araçtan boşaltılıp başka araca yükleniyorsa (örneğin konteyner taşıması), CMR Madde 2'nin koşulları tartışmalı hale gelir. Eğer yük araçta kalırken araç başka bir taşıtla (örneğin Ro-Ro gemisi) taşınıyorsa, CMR tüm taşıma için uygulanır.

7. SORUMLULUĞU AĞIRLAŞTIRAN SÖZLEŞME HÜKÜMLERİ (CMR Madde 41)
“1. Madde 40 hükümleri saklı kalmak koşuluyla bu anlaşmanın hükümlerini doğrudan doğruya veya dolayısıyla ihlal eden her türlü koşul hükümsüzdür. Böyle bir koşulun hükümsüzlüğü, anlaşmanın diğer hükümlerinin hükümsüzlüğünü gerektirmez. 
2. Özellikle, taşıyıcının lehinde sigorta tazminatı veya diğer herhangi benzer madde veya kanıtlama zorunluluğunu değiştiren herhangi bir madde geçersiz ve hükümsüzdür.”
CMR'nin uygulandığı taşımalarda, taşıyıcının sorumluluğunu sınırlı sorumluluk rejimine aykırı şekilde ağırlaştıran sözleşme hükümleri geçersizdir (CMR Madde 41).
Bunun istisnası, CMR Madde 23/5 ile işaret edilen 24 ve 26. maddeleri kapsamında yapılan bir değer beyanı ve ek ücret kararlaştırılması durumudur. Bu şartların gerçekleşmesi halinde, sınırlı sorumluluk kaldırılabilir veya yükseltilebilir. Aksi halde, "taşıyıcı tüm zararı tazmin eder" şeklindeki sözleşme hükümleri hükümsüzdür.
Yargıtay HGK'nın 14.05.2025 tarihli yukarıda ayrıntıları verilen kararında da vurgulandığı üzere, "CMR hükümleri dairesinde davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu taşıyıcı aleyhine ağırlaştıran hükümlerin geçerliliği, yine CMR'nin 23/5 maddesiyle işaret edilen 24 ve 26. maddeleri kapsamında yapılması gereken bir beyan ile tayin olacak ek ücretin kararlaştırılmasına bağlıdır."

WhatsApp Icon