Pitbull Saldırısı ve Hayvan Sahibinin "kusursuz" Sorumluluğu
Köpek sahipleri için hukuki sorumluluk, sadece köpeğin tasmasını tutmakla bitmiyor. Özellikle "yasaklı ırk" veya tehlike arz eden cinsler söz konusu olduğunda, hukuk sistemi sahiplenen kişiye çok daha ağır bir özen yükümlülüğü getiriyor.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı (E. 2024/2202, K. 2025/3046, T.26.05.2025.), ceza mahkemesinde "taksirle yaralama" suçundan beraat eden bir köpek sahibinin, tazminat hukukunda yine de sorumlu tutulabileceğini net bir şekilde ortaya koydu.
Bu yazımızda; bahçede serbest dolaşan bir Pitbull'un neden olduğu olay üzerinden, Türk Borçlar Kanunu’ndaki "Kusursuz Sorumluluk" ilkesini ve yargının bu konudaki bakış açısını inceliyoruz. Söz konusu olayda, davalının evinin bahçesinde serbest bıraktığı köpekler, bahçeye giren 11 yaşındaki bir çocuğa saldırarak yaralanmasına neden olmuştur.
Köpek sahibi hakkında "Taksirle Yaralama" suçundan ceza davası açılmış, ancak Ceza Mahkemesi;
-Bahçe kapısının yüksek olduğu,
-"Dikkat Köpek Var" levhasının asılı olduğu,
-Sanığın gerekli önlemleri aldığı, gerekçesiyle köpek sahibinin beraatine karar vermiştir.
Ancak mağdur çocuğun ailesi tazminat davası açtığında, yerel hukuk mahkemesi "Ceza mahkemesi kusur bulmadı, beraat verdi, biz de buna uymalıyız" diyerek davayı reddetmiştir. İşte Yargıtay tam bu noktada devreye girerek ezber bozan bir karar imza atmıştır.
KUSURSUZ SORUMLULUK İLKESİ
Türk hukukunda genel kural, bir kişinin sorumlu tutulması için "kusurlu" olması (ihmal veya kasıt) gerekliliğidir. Ancak Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 67) özel bir tür olan "Kusursuz Sorumluluk" halidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 67. maddesinde öngörülen hayvan bulunduranın sorumluluğu, özel bir sorumluluktur. Anılan madde hükmüne göre; bir hayvanın bakımını ve yönetimini, dikkat, özen ve gözetim görevini üzerine alan ve ondan sürekli şekilde faydalanan kişi, hayvanı bulunduran sıfatıyla bu hayvanın sebebiyet vermiş olduğu zararları ödeme yükümlülüğü altındadır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere, bir hayvanın bakımını ve yönetimini üstlenen kişi, sahibi olduğu hayvanın başkasına zarar vermesini önleyecek tedbirleri almak, hayvan üzerinde somut durumun gerekli kıldığı her türlü gerekli özeni ve dikkati göstermek zorunda tutulmuştur.
Gösterilecek özen hayvanın cinsine ve tabiatına, kullanılma tarzına göre değişir. Ehli hayvanlarla vahşi hayvanlara gösterilecek özen aynı değildir. Hayvanın muhafazası ve ona nezaret için gerekli tedbirler alınmalı, yardımcı şahıslara lüzumlu talimat verilmeli, tasma, zincir ve kafes gibi vasıtalar kullanılmalı, üçüncü şahıslar hayvanın arz ettiği tehlikeden haberdar edilmelidir (Dr. Haluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, 1961, s.155).
Hayvan bulunduran, hayvan üzerinde somut durumun gerekli kıldığı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmelidir. Şu halde mutad özenin gösterilmiş olduğunun ispatı sorumluluktan kurtulmak için yeterli değildir. Özen ve gözetimin derecesi; somut olaydaki durum ve şartlara, hayvanın huyu, cinsi, yaşı, tehlikeliliği ve tepkisi gözönünde tutularak değerlendirilmelidir. Özen veya gözetim ödevi subjektif olmayıp objektif niteliktedir (Prof. Dr. Fikret Eren, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununa Göre Hazırlanmış Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 14. Baskı, 2012, s.635).
Yargıtay'a göre hayvan bulunduranın sorumlu tutulabilmesi için kusuru aranmaz. Yani, "Ben aslında çok dikkatliydim, köpeğim hiç böyle yapmazdı" demek sizi kurtarmaz. Sorumluluktan kurtulmak için şu iki şeyden birini ispatlamanız gerekir:
1-Kurtuluş Kanıtı: Hayvanı hal ve şartlara göre gerekli olan tüm özenle gözettiğinizi ispatlamak. “Gözetim ödevinin her an kesintisiz yerine getirilmesi şart değildir. Buradaki ölçü somut duruma göre gerekli zamanlarda zorunlu bakım, yönetim, gözetim ve denetimdir. Bulunduran veya yardımcısının bakım, denetim ve gözetimi fiilen yapması gerekir. Özen veya gözetim ödevi subjektif olmayıp objektif niteliktedir.”, (Y. 3. HD, E.2019/5358, K.2020/1128, 12.02.2020,)
Hayvan bulunduranın göstermesi gereken özen, her hayvan için subjektif olarak değerlendirilmektedir. Nitekim hayvanın kendine has özellikleri ile kilosuna, türüne, yaşadığı yere, yaşına göre gösterilmesi gereken özenin derecesi değişiklik göstermektedir. Vahşi bir hayvana gösterilmesi gereken özenin derecesi ile evcil veyahut evcilleştirilebilen bir hayvana gösterilmesi gereken özen derecesi farklıdır. Örneğin pitbull cinsi bir köpeğe gösterilmesi gereken özen ve küçük ırk köpeğe gösterilmesi gereken özen de aynı olmayacaktır. Nitekim tehlikeli ırk köpek gezdirilirken; başkalarına zarar vermesinin engellenmesi adına takılacak tasmanın dayanıklı olması gerekirken küçük ırk bir köpeğe tasma takılması dahi gerekmeyebilir. “Özenle gözetim, hayvanın cinsine, özellikle huyuna göre takdir edilir.” (3. HD, E.2016/21918, K.2018/9278, 01.10.2018; Y. 3. HD, E.2016/8953, K.2018/387, 22.01.2018) “Özen ve gözetimin derecesi somut olaydaki durum ve şartlara, hayvanın huyu, cinsi, yaşı, tehlikeliliği ve tepkisi gözönünde tutularak değerlendirilmelidir.” (3. HD, E.2019/5358, K.2020/1128, 12.02.2020)
2-İlliyet Bağının Kesilmesi: Mücbir sebep üçüncü kişinin ağır kusuru veya zarar görenin ağır kusuru gibi nedenlerle zararın kaçınılmaz olduğunu, yani gerekli özeni göstermiş olsaydı dahi zararın yine ortaya çıkacağını kanıtlamak. Yargıtay bir kararında hayvan bulunduranın, kusurunun bulunması halinde illiyet bağının kesilmesine dayanamayacağı yönünde hüküm kurmuştur. Anılan kararda özetle; davalıya ait köpek, davalının çocuğunun gözetiminde iken davacının köpeği tekmelemesi nedeniyle tepkisel olarak davacıyı ısırmıştır. Davalı, zarar görenin ağır kusuru sebebi ile illiyet bağının mevcut olmadığını ileri sürmüş ise de Yargıtay; davalının köpeğini yeterli güce sahip birinin gözetimine bırakmadığı için munzam kusurlu olduğunu bu sebeple illiyet bağının kesilmesi sebeplerine dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağına karar vermiştir. (3. HD, E.2019/4263, K.2019/9309, 26.11.2019)
Yargıtay, "mutad (sıradan) özenin" gösterilmesini yeterli bulmamakta; hayvanın cinsi ve tehlike derecesine göre objektif ve ekstra bir özen aramaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarken şu hususların altını çizmiştir:
A. CEZA MAHKEMESİ KARARI HUKUK HAKİMİNİ BAĞLAMAZ
TBK m. 74 gereği, “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmü uyarınca, hukuk hâkiminin ceza hukuku kuralları ile bağlı olmadığı, ceza mahkemesi kararları karşısında hukuk hâkiminin bağımsızlığı düzenlenmiş bulunmaktadır. Hukuk hâkimi, ceza kararlarını ve orada yer alan değerlendirmeleri serbestçe gözönünde tutarak ondan yararlanabilir. Hukuk hâkiminin bağımsızlık ilkesi, ceza hukukuyla medeni hukukun amaçlarının, haksız fiile suçun unsurlarının kabul ve oluşumunun, her iki hukuk dalında yargılama usulü ile delillerin takdirinin farklı olmasına dayanmaktadır. Haksız fiil unsurlarının her iki hukuk dalında ifade ettikleri anlam birbirinden farklıdır. Hukuk hâkimi, ceza kararları karşısında kusurun varlığı ve derecesi, zarar miktarının tayini yönünden bağımsızdır.
Kısaca ceza hukukunda "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi geçerliyken, tazminat hukukunda zarar görenin korunması ve tehlike sorumluluğu ön plandadır. Hukuk hakimi, kusurun varlığı ve derecesi konusunda bağımsızdır.
B. PİTBULL CİNSİ KÖPEKLER İÇİN "SIRADAN ÖNLEM" YETMEYECEĞİ
Kararın en can alıcı noktası burasıdır. Yargıtay, köpeğin Pitbull (yasaklı ırk) olmasını sorumluluğun derecesini artıran bir faktör olarak görmüştür. Mahkeme;
" Davalının, bakımını üstlendiği hayvanların cinsi ve başkalarına verecekleri tehlike gözetildiğinde, zincir ve tasma gibi gerekli önlemleri almadan çevre güvenliği bakımından tehlike oluşturduğu için yasaklı köpek ırklarından olan pitbull cinsi köpeği bahçede serbestçe dolaşmalarına izin vermesi, özen ve gözetim yükümlüğünün ihlali niteliğindedir."
demiştir. Yani duvarla çevrili bir bahçe bile olsa, kapı kilitli değilse ve köpek zincirli/tasmalı değilse, bu cins bir köpek için alınan önlem yetersizdir.
C. ÇOCUĞUN BAHÇEYE GİRMESİNİN "İLLİYET BAĞINI" KESMEYECEĞİ
Köpek sahibi, "Çocuk kapıyı açıp bahçeme girdi, suç onun" savunmasını yapsa da Yargıtay bunu kabul etmemiştir. 11 yaşındaki bir çocuğun kilitli olmayan bir kapıdan bahçeye girmesi, köpek sahibinin "ağır" sorumluluğunu ortadan kaldıracak boyutta bir hareket olarak görülmemiştir.
Bu kararı destekleyen ve hayvan sahiplerinin bilmesi gereken diğer Yargıtay ilkeleri şunlardır:
- Üçüncü Kişinin Kusuru (Provokasyon): Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, eğer zarar gören kişi hayvana taş atar, vurur veya ağır şekilde provoke ederse, bu durum "illiyet bağını" kesebilir veya tazminatta indirim sebebi (müterafik kusur) sayılabilir. Ancak yukarıdaki olayda çocuğun sadece bahçeye girmesi provokasyon sayılmamıştır.
- Zincir ve Ağızlık Zorunluluğu: 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14. maddesi ve buna bağlı olarak çıkarılan Tarım ve Orman Bakanlığı Genelgesi gereğince özellikle tehlike arz eden köpeklerin halka açık alanlarda veya girilmesi muhtemel alanlarda her zaman ağızlık ve zincirsiz dolaştırılması, doğrudan özen yükümlülüğüne aykırılık kabul edilir.
- Site Yönetiminin Sorumluluğu: Bazı Yargıtay kararlarında, başıboş köpeklerin site içerisinde sürekli beslenmesi ve barındırılması durumunda, site yönetiminin de "hayvan bulunduran" sıfatıyla sorumlu tutulabileceğine dair hükümler mevcuttur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu emsal kararları).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2025 tarihli bu kararı, tehlikeli ırk köpek besleyenler için bir uyarı niteliğindedir.
Köpek sahipleri şunları unutmamalı:
1-Ceza davasından beraat etmeniz, tazminat ödemeyeceğiniz anlamına gelmez.
2-Evinizin bahçesi dahi olsa, kapınız kilitli değilse ve köpeğiniz tehlikeli bir ırksa, köpeği serbest bırakamazsınız.
3-"Dikkat Köpek Var" tabelası asmak, hukuki sorumluluğunuzu tamamen ortadan kaldırmaz.
4-Sorumluluğunuz "kusursuz sorumluluktur"; en ufak bir tedbirsizlikte oluşan tüm maddi ve manevi zararı ödemek zorunda kalırsınız.
Güvenli bir toplum ve sevimli dostlarımızın huzuru için kurallara tam uyum şarttır.