01 Blog
03-03-25
Şikayet Hakkı Ve Şikayetten Vazgeçme

Şikayet hakkı, bir suçun savcılık tarafından soruşturulması veya mahkeme tarafından kovuşturulması için suçtan zarar gören veya mağdurun yetkili merciye başvuru hakkıdır. Şikayet hakkı kişiye sıkı surette bağlı bir kamu hukuku hakkı olduğundan bizzat kullanılmalıdır. Müşteki (şikayetçi), gerçek kişi olabileceği gibi şirket, vakıf, dernek vb. gibi bir tüzel kişi de olabilir. Tüzel kişiler şikayet hakkını yetkili organları vasıtasıyla kullanır.
Şikayet hakkını bizzat hak sahibi kullanmalıdır, bu hak mirasçılara geçmez. Ancak, müşteki şikayet hakkını bizzat kullandıktan sonra vefat ederse, mirasçıları açılan ceza davasına katılan sıfatıyla katılabilirler.

Şikayet hakkı, kolluğa veya savcılığa beyanda bulunarak kullanılabileceği gibi, savcılığa veya mahkemeye yazılı bir şikayet dilekçesi verilerek de kullanılabilir. Kural olarak şikayet adli makamlara başvurularak yapılmalıdır. Ancak, adli makamlar dışında aşağıdaki idari makamlara da şikayet başvurusu yapılabilir 

İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. 
Müştekinin şikayet dilekçesi veya beyanı üzerine savcılık iddianın suç teşkil ettiği kanaatine varırsa derhal soruşturma başlatır. Soruşturma işlemleri ile deliller toplanır; tanık dinlenir, keşif veya bilirkişi incelemesi yapılır, ilgili yerlere müzekkereler yazılarak iddianın doğruluğu araştırılır. Savcılık, suç işlendiği hususunda yeterli şüphe olduğunu görürse, bir iddianame düzenleyerek suçun faili hakkında ceza davası açar.
15 yaşından küçük çocuklarda şikayet hakkı ancak çocuğun kanuni temsilcisi tarafından kullanılabilir. 15 yaşından büyük çocuklar şikayet hakkını bizzat kullanabilirler.

ŞİKAYET SÜRESİ NE KADARDIR?
Şikayet süresi, mağdurun ‘fiil’ ve ‘faili’ öğrenmesinden itibaren 6 aydır. Müştekinin şikayet hakkını kullanabilmesi için hem faili hem de fiili öğrenmesi gerekir. 
Suçtan zarar gören veya mağdur, suç teşkil eden fiil veya failden hangisini daha geç öğrenmişse, 6 aylık şikayet süresi de o tarihten itibaren başlar. Şikayet süresi, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aylık bir hak düşürücü süreye tabi olmasına rağmen, şikayet hakkı, her hâlükârda TCK md. 66’da düzenlenen dava zamanaşımı süresi içinde yapılmalıdır. Müşteki birden fazla ise müştekilerden biri şikayet süresini kaçırsa bile, şikayet süresini kaçırmayan diğer müştekilerin şikayet hakkı düşmez, her zaman şikayetçi olabilirler.
Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

ŞİKAYETTEN VAZGEÇME
Takibi şikayete bağlı suçlarda, şikayetten vazgeçme, soruşturmanın başlamasına, başlamış soruşturmada ise soruşturmanın devamına engel olan bir kovuşturma şartıdır. Şikayetten vazgeçme, her türlü delille ispatlanabilen, özgür irade ile yapıldığı takdirde geri alınması, dönülmesi, cayılması mümkün olmayan, şarta bağlanamayan, hukuki sonuçları bulunan fiili bir durumdur. Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme, aynı fiili işleyen tek bir fail hakkında yapılsa dahi, tüm failler yararlanır.

Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçildikten sonra, aynı fiil ile ilgili bir daha şikayetçi olma veya kamu davasına katılma mümkün değildir. Kamu davasına katılma hakkını kullanmanın öncelikli şartı şikâyetin devam etmesi olduğundan, şikâyet hakkı bulunan kişinin şikâyetten vazgeçmesi hâlinde davaya katılma hakkı bulunmamaktadır. 

Katılanın şikayetten vazgeçmesi halinde ise katılan sıfatı ortadan kalkar.  Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel değil ise de kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davaya katılma olanağı kalmayacak, katılma kararı verilmiş ise bu hükümsüz kalacaktır 

Resen takip gereken suçlarda soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçilmesi halinde ise kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmak mümkündür. 
Ayrıca, şikayetten vazgeçme beyanının geri alınması, vazgeçmeden vazgeçme mümkün değildir. 

15 yaşından küçük çocuklarda şikayetten vazgeçme hakkı ancak çocuğun kanuni temsilcisi tarafından kullanılabilecek bir haktır. 15 yaşından büyük çocuklar şikayet vazgeçme hakkını bizzat kullanabilirler. 15 yaşından küçük çocuklarda şikayetten vazgeçme hakkı ancak çocuğun kanuni temsilcisi tarafından kullanılabilecek bir haktır. 15 yaşından büyük çocuklar şikayet vazgeçme hakkını bizzat kullanabilirler. 

ŞİKAYETTEN VAZGEÇMENİN SİRAYETİ
Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme diğer sanıklara sirayet eder. TCK’nın “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar” başlıklı 73. maddesi; (5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar….” şeklinde olup anılan maddenin beşinci fıkrası uyarınca iştirak hâlinde suç işleyen sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçmenin diğerlerine de sirayet edeceği kabul edilmiştir. Bu hüküm kasten işlenen suçlara münhasır olup, taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle, sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğer sanığa sirayet etmez. 

Şikayetten vazgeçme, ceza davası neticesinde verilen hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. Ancak, ceza davasında verilen hüküm kesinleştikten sonra şikayetten vazgeçme başvurusu hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. 

ŞİKAYETTEN VAZGEÇME BEYANININ SANIK TARAFINDAN KABULÜ
Şikayetten vazgeçme, tek taraflı bir işlem olmayıp, iki taraflı bir işlemdir. TCK’nın 73/6. maddesine göre “Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.” Şikayetten vazgeçme, sanık tarafından kabul edilirse ceza davası hakkında ‘düşme kararı’ verilir. Ancak, sanık şikayetten vazgeçme beyanını kabul etmek zorunda değildir. 

Şikayetten vazgeçmenin kabule bağlı hale gelmesinin gerekçesi “sanığa gerçeği aydınlatmak ve beraatini istemek hakkını tanımaktır. Ayrıca tek başına davayı harekete geçirebildiğini bilmesine rağmen, bunu durdurabilmek için sanığın iradesinin de eklenmesine muhtaç bulunduğunu göz önünde tutan kimse, iyice düşünüp taşınmadan ve hafiflikle şikayette bulunmaktan çekinecek ve suçsuz bir kimsenin itibarının gölgelenmesine böylece engel olunacaktır.” şeklinde açıklanmıştır.

Sanık ceza davasının düşmesi yerine, yargılamaya devam edilerek dava sonunda kendisi hakkında ‘beraat kararı’ verilmesini talep edebilir. Bu durumda, müşteki şikayetten vazgeçse bile, ceza davası hakkında düşme kararı verilemez. Yargılamaya devam edilir, dava sonunda sanık hakkında şartları oluşmuşsa öncelikle beraat kararı verilir. Yargılama neticesinde beraat kararı değil de mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği anlaşılırsa, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmez, mahkumiyet yerine şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmelidir.
Ancak, şikayetten vazgeçmenin kovuşturma aşamasında düşme şeklinde hukuki sonuç doğurabilmesi, TCK’nın 73/6. maddesine göre sanığın kabulüne bağlı iken, soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçmenin hukuki sonuç doğurması, şüphelinin kabulüne bağlı tutulmamıştır

WhatsApp Icon