01 Blog
31-07-26
TCK 158/4 Ceza İndirimi ve Etkin Pişmanlık (12. Yargı Paketi İban Düzenlemesi)

Dolandırıcılık suçlarında, banka hesaplarını veya kredi kartlarını üçüncü kişilere kullandıran kişilerin hukuki durumuyla ilgili önemli bir yasal düzenleme hayata geçirildi.

16 Temmuz 2026 kabul tarihli ve 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Türk Ceza Kanunu’na eklenen yeni hüküm ile "yardım eden" ile "müşterek fail" ayrımına net bir çözüm getirilmiştir. 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren bu düzenlemenin detayları, ceza indirimi şartları ve kesinleşmiş dosyalar açısından uyarlama yargılaması süreçleri büyük önem taşımaktadır.

I-) YENİ DÜZENLEME NE GETİRİYOR (TCK MADDE 158/4)
7589 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile TCK’nın "Nitelikli dolandırıcılık" başlıklı 158. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü: 

“(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”

Bu düzenleme ile kanun koyucu, hesaplarını veya kartlarını başkalarına kullandıran kişiler yönünden özel norm tanımlamıştır. Fıkra fiili suç olmaktan çıkarmamakta “kartların veya hesapların başkasına VERİLMESİ” hâlâ nitelikli dolandırıcılığa iştirak olarak değerlendirilmektedir. Değişen tek şey ceza miktarıdır. Buna göre:

-Bu fiili işleyenler artık suça sadece "yardım eden" konumunda değil, bu suç tipi yönünden doğrudan fail sayılmaktadır. 

-Basit (TCK 157) veya nitelikli (TCK 158) dolandırıcılık suçları için öngörülen cezanın yarı oranında indirilmesi zorunlu hale getirilmiştir. 

-İndirim yalnızca "kartların veya hesapların başkasına VERİLMESİ" fiili ile sınırlıdır. Hesap veya kart verilmesi dışında, o hesap üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerinin icra hareketlerine bizzat iştirak edenler hakkında bu fıkra uygulanamaz.

II-) KİMLER BU İNDİRİMDEN YARARLANABİLİR
Fıkranın kilit ifadesi "VERMEK” fiiliyle sınırlı olmasıdır. İndirim, iştiraki yalnızca bu fiilden ibaret olanlar için geçerlidir.
-Dolandırıcılık planını hazırlamayan
-Mağdurlarla iletişime geçip onları aldatmayan
-Sahte ilan/site hazırlamayan vb
-Sadece kendi IBAN’ını veya hesap bilgilerini (çoğu zaman küçük bir komisyon karşılığında) başkasına kullandıran kişiler
Özetle: İndirim, yalnızca suçun işlenmesine doğrudan katılmadan, salt kendi kartını/hesabını (veya zorunlu bilgilerini) başkasına vermekle sınırlı kalan failler için geçerlidir. Kart/hesap sahibinin bizzat kullandığı, suçun planlama-yönlendirme-icrasına katıldığı veya eylemin sonuçlarından yararlandığı her durumda indirim uygulanmaz.

Tam metnine yazı sonunda yer verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi 2026/2859 Esas, 2026/2160 Karar sayılı kararında TCK’nın 158/4. maddesindeki indirim hükümleri aşağıdaki hallerde uygulanamayacağı belitilmiştir
-Kart veya hesap sahibi failin, bizzat kendi kartını veya hesabını kullandığının tespit edilmesi.
-Kamera görüntülerine göre bankamatikten veya şube içinden parayı çeken kişinin kart veya hesap sahibi olduğunun belirlenmesi.
-Banka içinden para çekme işlemlerinde, yapılan yazı ve imza incelemesine veya kamera görüntülerine göre, para çekme veya diğer bir işlemi yapan kişinin kart veya hesap sahibi olduğunun belirlenmesi.
-Para çekme işleminin QR kod ile gerçekleştirildiğinin belirlenmesi.
-Para çekme işleminin yüz eşleştirme veya parmak izi alınması gibi bir işlemle yapıldığının belirlenmesi.
-Paranın failin hesabına gönderilmesinden sonra, yüz eşleştirme vb. yöntemlerle açıldığı veya bizzat fail tarafından açıldığı kesin olarak belirlenen diğer banka veya kripto hesaplara aktarıldığının ve bu hesapların fiilen sanık tarafından kullanıldığının tespit edilmesi.
-Failin hesabına giden para ile hesap sahibinin faturası, vergisi veya hesap sahibiyle doğrudan ilintili bir ödemenin gerçekleştirildiğinin belirlenmesi.
-Kart veya hesap kullanım alışkanlıklarına göre, kartın veya hesabın bizzat kart veya hesap sahibi tarafından kullanıldığının veya kart/hesap sahibi lehine işlem yapıldığının belirlenmesi.
-Suçta kullanılan GSM hattının kart veya hesap sahibi adına olduğunun belirlenmesi.
-Kullanılan bilgisayar veya telefondaki IP/PORT adreslerinin kart veya hesap sahibi adına olduğunun belirlenmesi.
-Hesap sahibinin, suçu işleyen diğer kişilerle iletişim içinde olduğuna dair HTS kayıtlarının bulunduğunun belirlenmesi.
-Mağdurun hesap sahibi ile yüz yüze gelmesi halinde, mağdurun suçu işleyen kişinin kart veya hesap sahibi olduğunu kesin olarak teşhis etmesi.
-Kart veya hesap sahibi ile suçu işleyen asli failler arasında suçun birlikte işlendiğini gösteren para transferlerinin tespit edilmesi.
-Kart veya hesap sahibi ile suçu işleyen asli faillerin birlikte yargılandıkları başka dosyalarda, bütün suçların hesap sahibiyle birlikte işlendiğine dair deliller elde edilmesi.
-Başkasının kartını veya hesabını kullanan failler (salt kendi kartını/hesabını başkasına kullandıranlardan farklı olarak).
-Kendi kartını veya hesabını kullanmakla birlikte eylemin diğer kısımlarına (planlama, yönlendirme, icra vb.) da iştirak eden failler.
-Kartını veya hesabını toplayan / başkalarının kartlarını veya hesaplarını kullanan failler.
Uygulama, her dosyada mahkemece deliller ışığında değerlendirilecektir.

III-) DOSYASI KESİNLEŞMİŞ VE CEZASI İNFAZ AŞAMASINDA OLANLAR
Cezası kesinleşmiş ve infaz aşamasında olan (veya cezaevinde bulunan) hükümlüler için “etkin pişmanlık ve uyarlama” imkânı getirilmiştir.
7598 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 7. fıkrasına göre “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce TCK 157 veya 158 uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK 168 uygulanmamış hükümlülerden, yeni TCK 158/4’ün uygulanacağı kişiler; mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, TCK 168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir.”

Kanun koyucu 31.07.2026 tarihinden önce cezası kesinleşmiş olan hükümlüler için ise farklı ve özel bir denge gözetmiştir.

-TCK m.158/4 yürürlüğe girmeden önce m.157 veya m.158’den hüküm giymiş ve hakkında etkin pişmanlık uygulanmamış kişilerin dosyalarındaki fiil yalnızca hesap/kart kullandırılmasıyla sınırlıysa, hükmü veren mahkemece bu kişilere ihtar yapılması zorunludur. 

- İhtardan itibaren 6 ay içinde hükümlünün mağdurun uğradığı zararı tamamen aynen geri verme veya tazmin yoluyla gidermesi durumunda, haklarında TCK m.168/2 gereği etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilecektir. 
Bu süreçte infazın ertelenmesi veya durdurulması ancak ve ancak zarar tamamen giderildiği takdirde mümkündür. Zarar ödenmeden infazın durdurulması kararı verilemez.

IV-) DOSYASI HENÜZ KESİNLEŞMEMİŞ, DERDEST OLANLAR (SAVCILIK, MAHKEME, İSTİNAF, YARGITAY)
7598 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 6. fıkrası; 7598 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 6. fıkrası “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.” 

Henüz kesinleşmemiş, soruşturma veya kovuşturma evresinde olan derdest dosyalar yönünden ceza indiriminin uygulanabilmesi için mağdurun zararının giderilmesi ön şart olarak aranmamaktadır.
Sanık TCK m. 168 kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmışsa, zararın giderildiği aşamaya (soruşturma veya kovuşturma) göre cezasında ayrıca indirime gidilebilir. Ancak zarar şartı sağlanmasa dahi, eylem sadece hesap/kart kullandırmakla sınırlıysa yarı oranında indirim zorunludur.
Eğer dosyanız henüz kesinleşmemişse (savcılıkta, ilk derece mahkemesinde, bölge adliye mahkemesinde/istinafta veya Yargıtay’da) ekstra bir başvuru zorunlu değildir. Geçici 1. maddenin 6. fıkrası gereğince, yeni düzenlemeden yararlanacak sanıkların dosyaları hakkında mahkemeler kendiliğinden bozma kararı vererek dosyaları ilk derece mahkemelerine gönderecek ve yeni kanuna (cezanın yarıya indirilmesi) göre yeniden yargılama yapılmasını sağlayacaktır.

V-) 31 TEMMUZ 2026 SONRASI İŞLENEN SUÇLAR
Yürürlük tarihinden sonra gerçekleşen eylemlerde ise; failin eylemi yalnızca hesap/kart kullandırmakla sınırlıysa, TCK m.168’deki şartları (zarar giderme şartını) sağlamak zorunda kalmaksızın, doğrudan TCK m.158/4 gereğince ceza indirimi hakkından yararlanacaktır. 

VI-) UYARLAMA YARGILAMASI
Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinde yer alan "suçun işlendiği tarihten sonra yürürlüğe giren ve sanık lehine olan kanunlar uygulanır" ilkesi (geçmişe yürürlük kuralı), bu yeni düzenleme için de temel dayanak noktasıdır.
Kesinleşmiş hapis cezası bulunan dosyalar bakımından mahkemelere "Uyarlama Yargılaması" talebiyle başvurulması gerekmektedir. Bu süreçte eski hüküm ile yeni kanun hükümleri karşılaştırılarak sanık lehine olan yasal sonuçlar uygulanır.

VII-) ETKİN PİŞMANLIK VE ZARARIN GİDERİLMESİ
Birden fazla failin aynı hesabı kullandırtması durumunda, faillerden birinin zararı gidermesi diğerlerini de kapsayacaktır.

Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, faillerden birisi veya birkaçı iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirirse, diğer suç ortakları bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları takdirde o sanıklarda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanırlar. (Yargıtay 15. CD 17/02/2020, 2020/432 E, 2020/2102 K.)  (Yargıtay 1. CD, 20.01.2011, 2011/465 - 2011/19) (Yargıtay 2.Ceza Dairesi, 29.5.2013, 2012/24345E.- 2013/13900 K.) Zira mağdurun zararı bir defa giderildiğinde, diğer fail ve şerikler yönünden giderilecek zarar kalmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26/02/2019 tarih, 2017/6-120, 2019/135 sayılı kararında açıklandığı şekliyle, zararın iştirak halinde olan diğer sanık tarafından karşılandığı, bu durumda artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığı, dolayısıyla sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için "iade ve tazmin" şartının gerçekleştiği, sanık adına, üçüncü kişilerce giderilmesi hâlinde de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanabileceği açıklanmıştır
 Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.02.2023 tarih ve 2020/194 E. 2023/72 K. açıklandığı üzere zararın karşılanmış olmasının sanığın atılı suçlamayı kabul ettiği şeklinde yorumlanamayacağınıda açıktır.


VIII-) KONUYA İLİŞİN BAM KARAR

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. CEZA DAİRESİ
Esas No : 2026/2859
Karar No : 2026/2160
Karar Tarihi:19/07/2026

İlk derece mahkemesince, sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve hükmün niteliği ile suç tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;

Katılanın, letgo isimli uygulama üzerinden satışa sunulan telefonu satın almak için satışı yapan hesap sahibi ile whatsapp uygulaması üzerinde mesajlaşmalarından sonra 8.500 TL telefon ücreti, 400,00 TL kargo ücreti olmak üzere toplam 8.900,00 TL parayı sanığın hesabına gönderdiği, ancak parayı gönderdikten sonra sanığa ulaşamadığı, bu şekilde sanığın,hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,

Garanti Bankası yazısına göre, paranın gönderildiği hesabın sanık adına olduğu,gelen paranın yine sanık adına kayıtlı Binance Teknoloji A.Ş hesabına gönderildiği, BN Teknoloji A.Ş’ye yazısına göre, ilgili hesabın sanığa ait olduğu ve gelen miktarın kripto varlığa çevrilerek sistem dışına çıkarıldığının belirtildiği, sanığın alınan savunmasında, banka hesap bilgilerini … isimli arkadaşına verdiğini beyan ettiği,

16/07/2026 tarihinde TBMM tarafından kabul edilen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. maddesi ile TCK’nın 158. maddesine 4. fıkranın eklendiği, bu maddeye göre, “Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.” hükmüne yer verildiği,

Aynı Kanun’un geçici 1/6. maddesine göre, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir, hükmüne yer verildiği,

Aynı Kanun’un geçici 1/7. maddesine göre de,” Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesi uygulanmamış hükümlülerden, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır, hükmüne yer verildiği…”

“…Bu kapsamda, TBMM tarafından kabul edilen TCK’nın 158/4. maddesinin kapsamının ne şekilde belirleneceği hususunun ayrıntılı olarak açıklanmasında yarar bulunmaktadır.

Bu çerçevede;
5237 sayılı TCK’nın 158/4. maddesi ile dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgiler veya araçları başkalarına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde yukarıdaki fıkralar verilecek ceza yarı oranında indirilir, hükmüne yer verilmiştir.

Yapılan bu düzenleme, temel anlamda, kartların veya hesapların başkalarına verilmesiyle sınırlı olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi halini içermesi, diğer faillerin eylemine iştirak edilmeden salt kart veya hesap kullandırılmasında indirim öngörülmesi nedeniyle bir nevi özel bir fer’i faillik düzenlemesi olarak kabul edilmelidir.

Uygulamada, bazı dolandırıcılık suçlarının işlenmesi sırasında, hileli hareketlerle temin edilen menfaatin başka hesaplara aktarıldığı, suçta kullanılan bu hesapların sahiplerinin sadece hesaplarını kullandırttıkları fakat bunun dışındaki diğer eylemlere iştirak ettiklerinin ispatlanamadığı görülmektedir.

Hesap sahibi kavramı, hesabın bağlı bulunduğu bankacılık işlemlerini fiziksel yolla veya mobil bankacılık yoluyla yapmaya yetkili kişi olarak tanımlanabilir. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 15/1. maddesine göre, kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir, hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 16/1. maddesine göre, kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından
kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır, hükmüne yer verilmiştir.

TCK’nın 158/4. maddesi ile getirilen düzenlemenin kapsamını belirlemek açısından,
 

1-TCK’nın 158/4. maddesi ile getirilen düzenlemenin, kartın veya hesabın başkalarına verilmesiyle sınırlı olarak kabul edilmesi nedeniyle, bu madde hükümleri, salt kartını veya hesabını başkalarına kullandıran failler hakkında uygulanacak, başkalarının kartlarını veya hesaplarını kullanan, başkalarının kartlarını veya hesaplayan toplayan failler hakkında uygulanmayacaktır.
 

2-Failin, suçun işlenmesine doğrudan iştirak etmeden, kartını veya hesabını karşılıklı veya karşılıksız şekilde başkasına kullandırması halinde, TCK’nın 158/4. Maddesindeki indirim hükümleri uygulanacaktır. Suçun işlenişine doğrudan katılmadan, salt kartın veya hesabın kullandırılması, asli maddi iştirak olarak kabul edilmeyecek, kart veya hesap sahibi hakkında, yasada belirtilen indirim hükümleri uygulanacaktır.
 

3-Failin, kartını veya hesabını başkasına kullandırdığını iddia ettiği, buna karşın kartı veya hesabı kendisinin de kullanmadığı ama başkası tarafından da kullanıldığının tespit edilemediği her durumda, fiili olarak suçu işleyen diğer kişiler tespit edilmese bile, kart veya hesap sahibi fail hakkında TCK’nın 158/4. maddesindeki indirim hükümleri uygulanacaktır.
 

4-Suçun işlenmesine doğrudan iştirak etmeyen failin, kartının veya hesabının rızası dışında elinden çıktığını iddia etmesine rağmen bu iddiasını ispat edememesi halinde, suçun işlenmesinde kartını veya hesabını başkasına kullandırdığı kabul edilerek, TCK’nın 158/4. maddesindeki indirim hükümlerinden yararlanacaktır…”
 

5-Kartın veya hesabın bizzat kart veya hesap sahibi tarafından kullanıldığının ispat edilmesi yani kartın veya hesap sahibinin, suçun planlamasına, yönlendirmesine veya icrasına doğrudan katıldığının tespit edilmesi halinde, hesabını veya ödeme araçlarını kullandıran failin dolandırıcılık suçunu asli maddi fail olarak işlediği kabul edileceğinden, fail, maddede belirtilen indirim hükümlerinden yararlanmayacaktır.
 

6-Kartını veya hesabını başkasına kullandıran failin hesabına paranın gönderilmesinden sonra, aynı paranın sanığın diğer banka veya kripto hesaplara aktarıldığının belirlenmesi ve bu hesaplarında başkalarına kullandırıldığının belirlenmesi halinde, suçun icrasına iştirak etmeyen ve suça iştirakin kart veya hesaplarla sınırlı olması halinde, fail, maddede belirtilen indirim hükümlerinden yararlanacaktır.
 

7-TCK’nın 158/3. maddesine göre, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, tayin edilen cezanın yarı oranında artırılacağı, hükmüne yer verildiği, bu düzenlemedeki artırım hükümlerinin uygulanması için, üç veya daha fazla kişinin asli maddi fail olarak eylemi doğrudan birlikte işleyen kişiler olması gerektiği, buna göre, dolandırıcılık suçuna iştirak eden failin fiilinin TCK’nın 158/4. maddesi kapsamında kart veya hesap kullandırma ile sınırlı olması halinde, bu failin eyleminin yardım eden olarak değerlendirilmesi nedeniyle, salt kartını veya hesabını kullandıran fail hakkında, TCK’nın 158/3. maddesindeki artırım hükümleri uygulanmayacak, bu failin dışındaki kişilerin üç veya daha fazla kişi olup olmadığına göre artırım hükümleri uygulanacaktır.
 

8-Failin suç kastı olmadan kartını veya hesabını başkasına kullandırması halinde, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edileceğinden fail hakkında beraat hükmü verilecektir.
Kabul edilen yasa değişikliğini, somut örnekler üzerinde açıklamak gerekirse,
a-Failin, tek bir kartını ya da hesabını başka bir kişiye, herhangi bir menfaat karşılığı olmadan, suç kastı ile hareket etmeden ve iyi niyetle kullandırdığının belirlenmesi, bu hususun dosya kayıtları ile sabit olması, entegrasyon kayıtlarına göre, failin aynı mahiyette başka eylemlerinin olmaması, farklı dosyalarda çelişkili beyanlarda bulunmaması, iletişim banka ve entegrasyon kayıtlarına göre suçu işleyen kişilerin eylemine iştirak ettiğinin kesin olarak ispatlanamaması halinde, suç kastı bulunmayan, tek bir kartını veya hesabını iyi niyetle tek seferlik kullandıran fail hakkında suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilecektir.
b-Failin, tek bir kartını ya da hesabını başka bir kişiye, herhangi bir menfaat karşılığı olmadan vermesine rağmen, failin kartını veya hesabını başkasına kullandırmaya dair yasal ve olağan bir gerekçe gösteremediği takdirde, failin kartını bizzat kendisinin kullanması gerektiği, başkasına teslim etmemesi gerektiği, kartını yasal bir gerekçe olmadan başkasına teslim etmesi halinde, bütün hukuki ve cezai sonuçlarına katlanması gerektiği kabul edilecektir. Kart, kişiye bağlı olarak verilmekte ve bu kartın başkasına kullandırılmaması gerektiği bilinmektedir. Nasıl ki, bireylerin kimlik kartları, sürücü belgeleri kişiye özel düzenlenmekte ise, kartlar da kişiye özel düzenlenmektedir. Bu kartın başkasına verilmesi ve kullanımının başkasına terkedilmesi eylemi bizatihi hukuka aykırılık teşkil eden bir eylem olduğuna göre, bu kartla işlenen suçlara da, kartın kullanımını bilerek başkasına terk eden kişinin katlanacağı kabul edilecektir. Bununla birlikte, fail, suçun işlenmesine doğrudan iştirak etmeden, iştirakinin sadece kartını veya hesabını kullandırma ile sınırlı olması halinde, fail hakkında TCK’nın 158/4. maddesindeki indirim hükümleri uygulanacaktır.
 

c-Failin, tek veya birden fazla kartını ya da hesabını başka bir kişiye, menfaat karşılığında kiraladığının belirlenmesi halinde, failin suç kastının bulunduğu kabul edilecektir. Bununla birlikte, fail, suçun işlenmesine doğrudan iştirak etmeden, iştirakinin sadece kartını veya hesabını kullandırma ile sınırlı olması halinde, fail hakkında TCK’nın 158/4. maddesindeki indirim hükümleri uygulanacaktır.
 

d-Aşağıda belirtilen hallerde, fail hakkında TCK’nın 158/4. maddesindeki indirim hükümleri uygulanamayacaktır. Bu kapsamda;
-Kart veya hesap sahibi failin, bizzat kendi kartını veya hesabını kullandığının tespit edilmesi
-Kamera görüntülerine göre bankamatikten veya şube içinden parayı çeken kişinin kart veya hesap sahibi olduğunun belirlenmesi
-Banka içinden para çekme işlemlerinde, yapılan yazı ve imza incelemesine veya kamera görüntülerine göre, para çekme veya diğer başka bir işlemi yapan kişinin kart veya hesap sahibi olduğunun belirlenmesi
-Para çekme işleminin QR kod ile gerçekleştirildiğinin belirlenmesi,
-Para çekme işleminin, yüz eşleştirme veya parmak izi alınması gibi bir işlemle yapıldığının belirlenmesi
-Paranın failin hesabına gönderilmesinden sonra, yüz eşleştirme vs gibi yöntemlerle açıldığı veya bizzat fail tarafından açıldığı kesin olarak belirlenen diğer banka veya kripto hesaplara aktarıldığının belirlenmesi ile aktarılan bu hesapların fiilen sanık tarafından kullanıldığının tespit edilmesi
-Failin hesabına giden para ile hesap sahibinin faturası, vergisi veya hesap sahibiyle doğrudan ilintili bir ödemenin gerçekleştirildiğinin belirlenmesi,
-Kart veya hesap kullanım alışkanlıklarına göre, kartın veya hesabın bizzat kart veya hesap sahibi tarafından kullanıldığının veya kart ya da hesap sahibi lehine işlem yapıldığının belirlenmesi,

-Suçta kullanılan GSM hattının kart veya hesap sahibi adına olduğunun belirlenmesi,

-Kullanılan bilgisayar veya telefondaki IP/PORT adreslerinin kart veya hesap sahibi adına olduğunun belirlenmesi,

-Hesap sahibinin, suçu işleyen diğer kişilerle iletişim içinde olduğuna dair HTS kayıtlarının bulunduğunun belirlenmesi,

-Mağdurun hesap sahibi ile yüz yüze gelmesi halinde, mağdurun suçu işleyen kişinin kart veya hesap sahibi olduğunu kesin olarak teşhis etmesi,
-Kart veya hesap sahibi ile suçu işleyen asli failler ile arasında suçun birlikte işlendiğini gösteren para transferlerinin tespit edilmesi,

-Kart veya hesap sahibi ile suçu işleyen asli faillerin birlikte yargılandıkları başka dosyalarda, bütün suçların hesap sahibiyle birlikte işlendiğine dair deliller elde edilmesi, gibi hallerde, kartın veya hesabın bizzat kart veya hesap sahibi tarafından kullanıldığı, kart veya hesabın başkasına kullandırılmadığı ya da kullandırılsa bile kart veya hesap sahibinin bununla yetinmeyerek suçun işlenmesine bizzat katıldığı kabul edilerek, fail hakkında TCK’nın 158/4. maddesindeki indirim hükümleri uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, TCK’nın 158/4. maddesi, failin eylemi gerçekleştiren kişi olmadan ve eylemin sonuçlarından yararlanmadan salt hesabını veya kartını başkasına kullandırması halinde uygulanacaktır.
 

e-TCK’nın 158/4. maddesinde yapılan düzenleme ile birlikte, aynı dosyada, suç kastı bulunan ve salt kartını veya hesabını kullandıran fail hakkında, belirtilen maddedeki indirim hükümleri uygulanacakken, aynı olayda fail olarak yer alan ve başkasının kartını veya hesabını kullanan kişi hakkında belirtilen madde hükümleri uygulanmayacaktır.
 

f-Kart veya hesap sahibi X’in hesabına giden paranın A, B ve C kişilerinin hesabına aktarılması ihtimalinde, suç kastı ile hareket ederek salt hesabını başkasına kullandıran fakat diğer eylemlere iştirak etmeyen fail X hakkında TCK’nın 158/4. maddesindeki indirim hükümleri uygulanacaktır. Fail A, B ve C de, aynı şekilde, suç kastı ile hareket ederek salt kartlarını veya hesaplarını başkalarına kullandırmış iseler bu failler hakkında da belirtilen indirim hükümleri uygulanacak, başkasının hesabını kullanan failler veya kendi kartını veya hesabını kullanmakla birlikte eylemin diğer kısımlarına da iştirak eden failler hakkında TCK’nın 158/4. maddesindeki indirim hükümleri uygulanmayacaktır.

Bu hukuksal bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde, sanığın kartını veya hesabını başkasına kullandırttığını ifade etmesi nedeniyle, yürürlüğe girecek olan 7589 sayılı yasada yer alan ve sanığın lehine olan TCK’nın 158/4. maddesi ile geçici madde hükümleri nedeniyle yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde, sanığın suça iştirakinin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olup olmadığının yasanın yürürlüğe girmesinden sonra TCK’nın 7/2. maddesi kapsamında karar yerinde tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın istinaf istemi bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün, 7571 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 280/1-e ve 289/1-g maddeleri ile TBMM tarafından kabul edilen 7589 sayılı Kanun’un geçici 1/6. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, 

Kararın bir örneğinin, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, Kararın bir örneğinin, ilk derece mahkemesince, istinaf başvurusunda bulunan sanığa tebliğine,

Dosyanın, yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 5271 sayılı CMK’nın 286/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 19/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi…”

Yasal Uyarı:

Bizi Takip Edin

WhatsApp Icon